Ataturk Diyorki

Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete layık olan köylüdür. Onun için TBMM'nin ekonomik politikası bu temel amaca erişmek olmalıdır.

Kınık Tarihi

Beldenin ismi, Oğuzların 24 boyundan biri olan Kınık boyundan gelmektedir. İlk yerleşim 300 yıl öncesine dayanmaktadır. Padişah 2. Mahmut arazilerde özel mülkiyete serbestlik getirince Koyulhisar’ın Mudasun köyünde oturan bazı aileler buraya göç etmişlerdir. O zaman Karadere köyünde oturan Taşbaş isimli bir Mudasunluda arazi darlığı yüzünden Musa kahyayı, Hacıoğlunu, Sepetçioğlunu ikna ederek yola düşerler. Kınık’a gelirken Hubuyar Tekkesine uğrar ve oradanda Kemter dedeyi, Yeloğlu Hüseyini ve Pehlivangili alarak buraya yerleşirler. O zaman buralar ormanlık ve çayırlıklarla kaplıdır. Uygun arazileri paylaşıp, tarla açıp, ekip biçmeye ve hayvancılık yapmaya başlarlar. Köyde eskiden yapılan yabacılık, selecilik,sepetçilik,kaşıkçılık,kerestecilik,demircilik,kalaycılık yapılırdı, bu meslekler şu anda yok olmuş gibidir.